alehstudio

Alessandro Antonuccio Antonuccio itibaren Niz Mandaruka, Bangladeş itibaren Niz Mandaruka, Bangladeş

Okuyucu Alessandro Antonuccio Antonuccio itibaren Niz Mandaruka, Bangladeş

Alessandro Antonuccio Antonuccio itibaren Niz Mandaruka, Bangladeş

alehstudio

İlkbahar ve Sonbahar Yılın ilkbaharında, yılın ilkbaharında, sevgilimin yanındaki yolda yürüdüm. Ağaçlar kabuğun ıslak olduğu yerde siyahtır. Bunları henüz yılın ilkbaharında görüyorum. O bana yoldan çıkan ve ulaşılması zor olan çiçek açması şeftali dalını kırdı. Yılın sonbaharında, yılın sonbaharında, sevgilimin yanındaki yolda yürüdüm. Kaleler kısık bir titreme ile yükseldi. Onları yılın sonbaharında hala duyuyorum. Övmeye cesaret ettiğim her şeye güldü, Ve kalbimi kırdı, küçük yollarla. Yıl yaylanıyor ya da yıl düşüyor, ağaç kabuğu damlayacak ve kuşlar çağırıyor. Görmek ve işitmek için çok şey var Bir yılın baharında, bir yılın sonbaharında. Aşk bu günlerime zarar vermiyor. Ama çok az yol kat etti.

alehstudio

This is one of those annoying books whose title pretends to a much tighter focus than it has. Rather than educating us on rudeness, it ranges far and wide, touching such microtopics as the high costs of funerals, the sex life of the fruit fly, the business practice of TQM (Total Quality Management), Martha Stewart's product lines, email flaming, and Mr. Hankey, the Christmas Poo of South Park. Authors of these types of books are doing what I would term dilettanting (verb borrowed from Karen Lewis, the head of the Chicago Teachers Union, who used it to describe the self-important dabblers in education policy who have no practical experience and don't know WTF they're talking about. I don't normally approve of turning nouns into verbs willy-nilly, but I think Lewis struck gold with that one). They are rarely actual historians, but random people who write books thinking they have the right to foist pointless meandering bullshit on the universe and are rewarded with excruciatingly fulsome blurbs from random newspaper critics.