İlgili kitaplar

“Gerçekten de anlıyordu Musa... Erzurumlu Teyze; ‘Kaçmakla kaçılmaz’ deyince onu anlıyordu, Beyabi, ‘Bal gibi kaçtın işte’ deyince de onu anlıyordu... ‘Sen aslında kaçmamışsın,’ dedikleri zaman, her ikisini de anlıyordu... Erz...

“Ankara Çayı, bağrına şefkatle basıp muhafaza ettiği sivrisinek larvalarını usul usul kabuğundan salıyor, evlâd-ı haşerattan dokunmuş vızıltı pikesini, ana avrat sövmüşmüş sövmemişmiş hiç aldırmadan civardan geçenlerin burun d...

"Bir o kalıyordu. Davetsiz Misafir. Eşek gözlü Leyla. O kalınca da her şeyi iyi geliyordu sana, şifâ geliyordu. Küfretmesi sevimli, şirretliği şirin, huysuzluğu hoş, kabadayılığı zarif, ölülüğü diri. Ölülüğü diri... Vallahi." ...